Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Vücut Akupunkturu Terapisi

Vücut Akupunkturu

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)   verilerine göre,   akupunktur,  300   hastalığın  tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak   bunlar   arasında, “akupunktur  terapileri ile etkili bir şekilde tedavi edilebilir” olarak kabul ettikleri şunlardır: 

Alzeihmer ve Parkinson için Akupunktur

Benzer olarak deneysel yapılan alzeihmer ve parkinson hayvan modellerinde akupunkturun etkinliği araştırılmış ve akupunkturun;

  • Parkinsonlu modellerde, nigrostriatal sistem üzerine etkisi olduğu,
  • Alzeihmer modellerinde ise hipokampustaki endogen nöral kök hücrelerini etkileyerek ratlarda klinik ve biyokimyasal faydalar sağladığı,

kanaatine varılmıştır.

Akut Felç için Akupunktur

Bir başka bilimsel çalışmada, akut felç geçiren hastalara uygulanan akupunktur tedavisinin günlük yaşam aktivitelerine ve yaşam kalitesine olan etkileri araştırılmış ve sonuç olarak akupunkturun günlük yaşam kalitesine faydalı etkileri olduğu gösterilmiştir.

Vücut Akupunkturunun Klinik Uygulamaları

Tıp uygulamalarının tümünde olduğu gibi vücut akupunkturu da gözlemlere bağlı ampirik bir şekilde geliştirilmiş ve klinik etkinliği ortaya çıktıkça daha çok kabul edilir olmuştur.

Son yıllarda yapılan istatistiksel çalışmalar, bazı hastalıklarda akupunkturun etkinliğini açık bir şekilde göstermiştir. Ancak, uygulamanın özellikleri nedeniyle, kör çalışma protokollerinin oluşturulmasının zorlukları da ortadadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1997 yılında, akupunktur ile ilgili olarak yapılan  National Institutes of Health (NIH)  konsensus toplantısında, bu yöntemin söz konusu ülkede yaygın uygulandığı, yararını gösteren bir çok çalışma bulunduğunu, ancak yöntemin karakteristiği nedeniyle bu çalışmaların bazı metodolojik eksiklikleri olduğu, tek başına ya da   diğer yöntemlerle  birlikte uygulanabileceği bildirilmiştir.

Sağlık Bakanlığı    1991 yılında   akupunkturu resmi olarak onaylamış ve yönetmeliğini yayınlamıştır. Bu yönetmelik ve  akupunktur  akkında bilahare yayımlanan diğer yönetmelikler uyarınca, ülkemizde sadece    Sağlık Bakanlığından    sertifika almış hekimler     akupunktur   uygulamalarını yapma yetkisine sahiptirler. 

Vücut Akupunkturu Nedir?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)   verilerine göre, vücudun muhtelif yerlerinde 361 adet asıl, 50’ye yakın sayıda da ekstra nitelikli   akupunktur   noktası mevcuttur. Her biri, ayrı bir fizyolojik etkiye ve özelliğe sahiptir. Bunlardan hangilerinin kullanılacağını rahatsızlığın türü ile tedavinin amacı belirler; elbette bir de      uygulayıcı hekimin    tecrübesi…

Akupunktur noktalarının %70-80 kadarı tetik noktalarla aynıdır. Benzer bir şekilde birçok akupunktur noktası da kasların motor noktaları ile aynıdır. Akupunktur noktasından uyarılan kaslar minimal  elektrik akımı  ile kasılırlar ve akupunktur noktalarının elektik geçirgenliği yüksek olur, ayrıca spontan elektrik deşarjlar da yaparlar. 

Vücut Akupunkturunun Etki Mekanizması

Akupunkturun analjezik veya ağrı azaltıcı etkisi 1970’lere kadar bilimsel açıklamadan yoksundu. 1973 yılında yapılan bilimsel bir çalışmada,  akupunktur  noktalarına lokal olarak prokain enfiltrasyonu ile analjezi elde edilmiş, buna mukabil   akupunktur   noktası olmayan yere aynı maddenin enfiltrasyonu ise aynı sonucu vermemiştir. Bu olay, akupunktur noktalarında bulunan bir kısım küçük çaplı ve myelinli duysal liflerin etkilendiğini göstermiştir.

Daha sonra yapılan benzeri bir çok bilimsel çalışma ile vücut akupunkturu analjezisi hakkında oldukça detaylı sonuçlara ulaşılmıştır. Bunlardan biri de, vücut akupunkturu analjezisinin sağlanabilmesi için merkezi sinir sisteminin bütünlüğünün korunmuş olması gerektiğidir.

İnsanda akupunktur analjezisi elde edebilmek için 15-30 dakikaya ihtiyaç vardır. Analjezik etki vücut akupunkturu uygulamasının bitiminden sonra da devam eder ve bir saatten sonra azalmaya başlar.

Literatürde, 6 değişik endojen analjezik sistemin varlığından bahsedilmiştir. Bunlar: 

  • Nöral opiat,
  • Hormonal opiat,
  • Nöral non-opiat,
  • Hormonal non-opiat,
  • Bilinmeyen opiat ve
  • Bilinmeyen non-opiat

İddiaya göre, akupunktur analjezisi hormonal opiat sistem üzerinden çalışmaktadır. Genel olarak, segmental uygulamanın en etkili akupunktur analjezisi sağladığı söylenebilir. Çünkü bu mekanizmasının en önemli organı olan omurilik, nörofarmakolojik tüm olayların yer aldığı ve santral sinir sistemindeki reflekslerin organize olduğu yerdir.

Yapılan bilimsel bir çalışmada; koldaki akupunktur noktalarına uygulanan akupunkturun bütün vücutta analjezi oluşturduğunu ortaya konulmuş; akupunktur uygulamasının analjezi yanında ısı artışı da meydana getirdiği ve özellikle   kronik ağrıda  etkili olduğu, bunu da santral sempatik sistem inhibisyonu ile oluşturduğu, böylece vücudun karşı tarafında da etkili olduğu gösterilmiştir.

Akupunktur noktaları fizyolojik olarak sabit noktalardır. Akupunktur analjezisi lokalize olmaktan çok yaygın karakterdedir. Bu özellik, hipotalamus seviyesinde etki ederek nöro-farmokolojik sistemleri harekete geçirmesinden kaynaklanır. Bununla birlikte, otonom sinir sisteminin rolünün daha da aydınlatılması gerekir. Zira, refere ağrı mekanizmasının akupunktur analjezisi yönünden izahı henüz tam olarak yapılamamıştır.

Diğer fizik tedavi modaliteleri ile karşılaştırıldığında, özellikle nörofarmakolojik açıdan en çok araştırılmış fizik tedavi yöntemi olmasına karşılık, akupunktur alanında daha çok ve ileri çalışmalara gereksinim vardır.

Vücut Akupunkturu ile   Ağrı  Arasındaki İlişki

Nasıl oluyor da, hastalıkla ilgili organ ya da dokunun oldukça uzağındaki noktalardan tedavi  yapılabiliyor?  Bu,  akupunktur  uygulamalarında, klasik bilgilerle net olarak cevaplanamayan sorulardan birisidir.

Bilindiği üzere, iç organ ağrısının dermatom, myotom ve sklerotomlardan bağımsız olarak, daha uzak bölgelerde hissedilebilmektedir; safra kesesi ağrısının omuzda, apandisit ağrısının epigastriyumda, kalp ağrısının kolda hissedilebilmesi gibi… Sadece  ağrının  değil, bu gibi hastalıklarda oluşan soğuk terleme, bulantı, kusma, bradikardi,    hipotansiyon   gibi belirti ve bulguların da hangi mekanizmalarla meydana geldiklerinin genel kabul görmüş bir izahı yoktur. Nitekim, hastaların sık olarak şikâyetçi oldukları   bazı ağrı tipleri,   -klasik bilgilerle açıklanamadığından-   psikojenik kökenli ya da ikincil kazanca yönelik değerlendirilmeler ile açıklanmaya çalışılmaktadır.

Benzer şekilde akupunktur ile ilgilenenler de, refere ağrı ile diğer ağrı tiplerinin yayılımını göz önüne aldıklarında, meridyen sisteminin otonom sinir sisteminin ters yönde bir izdüşümü olabileceğini ve bu yolla   hastalıkları   etkileyebileceğini kabul etmektedirler.    Ağrının nöroanatomisi ve nörofarmokolojisi ile ilgili son gelişmeler de bu yönde ipuçları vermektedir.

Vücut Akupunkturunun Uygulama Esasları

Vücut Akupunkturu Nasıl Yapılır?

Akupunktur tedavisine başlanmadan önce hasta klasik tıbbi yöntemlerle tetkik edilerek tanı ve ayırıcı tanı yapılmalıdır.   Kardiyak problemi  olan, hemofilik, epileptik, hamile, enfeksiyöz hastalığı olanlarda ya uygulanmamalı, ya da çok dikkatli olunmalıdır.

İlk evvela rahatsız olan sistem yahut organ ile ilişkili ve   akupunktur   açısından aktifleşmiş olan noktaların tespiti ve tetkiki yapılır; bilahare ilk seans… Noktalar; özelliklerine göre altın, gümüş ya da çelik iğneler ile tetiklenir; iğne yerine   lazer,   ısı,   hatta    elektrik akımı  dahi verilebilir.

Akupunktur  iğnelerinin çoğu paslanmaz çelikten yapılmıştır; boyları 2-10 cm arasında değişir. Akupunktur iğnesi noktanın bulunduğu yere ve uygun bir derinlikte batırıldığında ağrı, acı, ısınma, ağırlık ve gerginlik karışımı tipik bir duyumsama oluşur. Hastanın bundan bahsetmesi akupunktur uygulamasının tam yerine yapıldığını gösterir. Bazen bu his, iğnenin yavaşça döndürülmesiyle ortaya çıkar. Akupunktur iğnesi batırıldığında noktanın çevresinde eritem oluşur. Burada, zarar gören hücrelerden çeşitli histamin benzeri maddeler salgılanmakta ve kızarıklık meydana gelmektedir.

Akupunktur uygulanan hastalarda sıklıkla ağırlık basması ve uyuklama hali görülür. Bu, salgılanan endorfinlerin yan etkisidir. Nadiren, hastalarda bir tedirginlik ve enerji fazlalığı hissedilebilir. Çok daha nadir olarak gıdıklanma hisseden hastalar da olabilir. Bu reaksiyonlardan herhangi biri ile karşılaşıldığında, hastanın,   akupunktur  tedavisine iyi cevap verdiği anlaşılır.

İğneler 15-30 dakika kadar kalmalıdır. İğnenin batırıldığı alanın anatomisinin gayet iyi bilinmesi gerekir. Bazen   kas spazmı   nedeniyle iğneyi çıkarmak zor olabilir. Bu durumda bir müddet daha beklemek veya iğnenin çevresindeki dokuya masaj yaparak kas gevşemesini sağlamak gerekir.

Kronik ağrısı olan hastalarda, ağrılı bölgede lokal ısı azalır. Akupunkturun etkisi birikici olduğundan, ağrı giderek azalır ve çoğu durumda tamamen kaybolabilir. Dolayısıyla ısı da bu ağrı azalmasına bağlı olarak yükselir. Nitekim bilimsel araştırmalarla, beta endorfinlerin hipotermi, buna karşılık gamma endorfinlerin hipertemi yaptığı gösterilmiştir.

Hastaların sadece %5 kadarında, tek bir seansta   ağrı   tam olarak ortadan kalkabilir. İlk 5 seansta herhangi bir iyileşme görülmeyen bazı hastalarda, tedavinin kesilmesinden bir kaç hafta sonra ağrıda azalma görülebilmektedir. Bu gecikmiş cevabın diğer bazı fizik tedavi uygulamalarında da ortaya çıkabildiğini bilinmektedir.

Akupunktur ile tedaviye alınan cevap, hem hasta hem de   doktor   tarafından tespit edilmelidir. Bu, gereksinim duyulan ilaçların azalması ve günlük yaşam aktivitelerindeki düzelme şeklinde olabilir.

Vücut Akupunktur Seansı

Rahatsızlığın cinsine bağlı olarak değişim gösterse de, iğne sayısı ortalama 15 civarındadır. Bir  akupunktur   seansı, ortalama bir saat kadar sürer; en son iğne batırıldıktan 20-30 dakika sonra, bütün iğneler yine sıra ile tek tek çıkarılır.

Vücut Akupunktur Kürü

Rahatsızlık giderilinceye kadar, tespit edilen   akupunktur   noktalarının düzenli aralıklarla tetiklenmesine bir   akupunktur    kürü denir. Bir   akupunktur    kürü; sayısı, rahatsız olan sisteme/organa bağlı olarak 7 ile 20 adet arasında değişen, bir dizi   akupunktur    seansından oluşur. Tedavideki gelişmeye bağlı olarak, bir hafta içerisinde yapılacak olan seans sayısı artırılır veya azaltılır.

Vücut Akupunkturunun Kontrendikasyonları

Akupunktur   yöntemlerinin .  (kulak,    elektro,    lazer…) tümüne şümul   kontrendikasyonlar,   tabii olarak vücut akupunkturu için de geçerlidir.

Bununla birlikte;

  • Antiagregan ve antikoagulan kullanan hastalarda, her iğne ile olabileceği gibi akupunktur iğnesi ile de hematom oluşabilir. Çok dikkatli olunmalı, gerekirse akupressür (akupunktur noktalarına el parmakları ile bası yapmak) tercih edilmelidir.
  • Hikayesinde   alerji  anamnezi bulunan hastalarda dikkatli olunmalıdır.
  • Hamilelik kesin bir kontrendikasyon oluşturmamakla birlikte, hamilelere uygulanmaması daha uygundur.

Vücut Akupunkturunun Yan Etki ve Komplikasyonları

Akupunktur   yöntemlerinin .  (kulak,    elektro,    lazer…) tümüne şümul   yan etki ve komplikasyonlar,   tabii olarak vücut akupunkturu için de geçerlidir. Literatürde,  vücut akupunkturuna   özel herhangi bir yan etki veya komplikasyon bulunduğuna dair detaylı bilgi henüz bulunmamaktadır. 

Bununla birlikte;

  • Bazı hastalarda ciddi seviyelere ulaşabilecek vazovagal refleks meydana gelebilir. Bu nedenle, özellikle akupunktur uygulamasının hasta sırtüstü yatarken ve rahat bir postürde yapılması önerilir.
  • Tecrübeli kişiler tarafından yapıldığında çok nadir olmakla birlikte, hemotoraks, pnömotoraks,   yara enfeksiyonu   gibi komplikasyonlar genellikle doktor olmayan kişilerin akupunktur uygulamaları sonucu görülmektedir.
  • Hepatit,   AIDS ve diğer enfeksiyonlara karşı steril ve bir kez uygulanan akupunktur iğneleri kullanmak en emin yoldur. Maliyeti arttırıcı bir faktör olsa da hastanın güvenliği her şeyin üstündedir. Ayrıca, bir kez kullanılan akupunktur iğneleri daha az can yakar ve kolay tolere edilir.
  • Nadiren; akupunktur iğnelerine karşı   alerji   gelişebilir. Bu durumda, altın gibi farklı metallerden yapılmış iğneler kullanılabileceği gibi,   lazer-akupunktur   ve akupressür de uygulanabilir.

Vücut Akupunkturu” hakkındaki tek yorum:

  1. Web siteniz çok güzel olmuş. Hayırlı olsun. Guatr tedavisiyle ilgili sizinle görüşmek isterim. Bu konuda sizden faydalanacağıma inanıyorum.

Siz sorun, biz cevaplayalım!