Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Tıbbi Hipnoz Terapisi

Tıbbi Hipnoz

Bir zihinsel düzenleme yolu olan tıbbi hipnozun kullanılabildiği başlıca alanlar şunlardır:

  • Hipertansiyon, çarpıntı ve   ağrı yakınmalarını tetikleyen panik atakları tedavi etmek,
  • Stres, korku ve panik doğuran etkenlere karşı duyarsızlaşmak ve direnç kazanmak,
  • Unutulamayan kötü hatıraların olumsuz etkilerinden sıyrılmak,
  • Geçmişin unutulmuş olaylarını tekrar hatırlamak,
  • Depresyon ve psikolojik kökenli uyku bozukluklarını gidermek,
  • Dayanamadığı ve sürdüremediği için diyet yapamamaktan, yanlış beslenme alışkanlıklarını frenleyememekten kaynaklanan   şişmanlıkla başa gelmek,
  • Sigara, alkol vb alışkanlıkları terk etmek,
  • İş, ders ve benzeri alanlardaki konsantrasyon, hafıza ve dikkat eksikliğini gidermek,
  • Sosyal fobiden, sınav fobisinden sıyrılmak ve kendine güven kazanmak,
  • Okuma ve çalışma verimini, sınav performansını artırmak,
  • Migren  ve organik kökeni olmayan   kronik ağrıları  kontrol etmek,
  • İlaç tedavisine yeterli cevap alınamayan   mide  ve diğer organ hastalıklarında iyileşme hızını artırmak…

Tıbbi hipnozun doğrudan bir tedavi yöntemi değildir; doğru kişiler tarafından uygun endikasyonlar için kullanıldığında tıbbi tedaviyi hızlandırıcı özelliği olan bir yardımcı tedavi yöntemidir.

Uygulaması kolaydır; ucuzdur.

Tıbbi hipnoz çeşitli psikolojik ve fiziksel şikâyetlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Depresyon, kaygı, sinirlilik, okul başarısı,   şişmanlık  tedavisi,   sigara bağımlılığı, sınav stresi, cinsel sorunlar, benliği güçlendirme, ergenlik çağı bunalımı, bedensel şikayetler, unutkanlık,   yaşama enerjisini artırma, panik atak, intihar düşüncesi, ölüm korkusu, yoğun stres, travma sonrası stresi, gebelik ve loğusalık depresyonu,   baş ağrısı, çekingenlik, psikolojik bayılmalar, uykusuzluk ve evlilik ilişkisini düzeltmek gibi daha bir çok   rahatsızlıkta  oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır.

Özellikle dermatolojide, jinekolojide (ağrısız doğum yapmak isteyenler),   kilo vermek  isteyenlerde, sünnet operasyonlarında,   sigara ve alkol bağımlılıklarının giderilmesinde, cinsel hastalıkların tedavisinde ve diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Anestezi  ve analjezi sağlanmasında, özellikle operasyon sonrasındaki   ağrıyı gidermede tıbbi hipnoz bilhassa önerilmektedir. Öyle ki tıbbi hipnoz altında   anestezi  yapılmaksızın   guatr,   safra kesesi ve tonsillit operasyonları bile yapılmaktadır.

Diş hekimi korkusunun giderilmesinde tıbbi hipnozun başarıyla kullanıldığına ilişkin örnekler bulunmaktadır.

Tıbbi Hipnozun Çocuk Hastalara Uygulanması

Tıbbi amaçla mesleklerinde tıbbi hipnozdan yararlanan doktorlarının yüzde 15’ini çocuk hastalıkları doktorları oluşturmaktadır.

Tıbbi hipnoz ile tedavi edilen çocuk hastalıklarının başında, yatak ıslatmaları, davranış bozuklukları, eğitim sorunları, konuşma bozuklukları, parmak, dudak ve damak emme gibi istenmeyen durumlar gelmektedir.

Organik sebeplerden olmamak kaydıyla gece işemelerinin tedavisi birkaç seanslık tıbbi hipnoz çalışmasıyla sona ermektedir.

Tıbbi hipnoz, çocuk hastalarda   lokal anestezi  uygulamalarını kolaylaştırmaktadır. Tıbbi hipnoz uygulanan çocukların kalp atışlarında yavaşlama ve daha az ağlama tepkisi görüldüğü bildirilmiştir.

Bunlara ek olarak; tırnak yeme ve parmak emme gibi alışkanlıkların giderilmesi için de tıbbi hipnoz kullanılmaktadır. 

Tıbbi Hipnoz Nedir?

Akıl; dış dünyasındaki problemlerin çözümünde insanoğlunun en büyük yardımcısı iken, iç dünyasındaki problem ve bağımlılıkların çözümünde yetersiz kalır. Hele de şuuraltına yerleşmiş olan olumsuz duygu ve düşüncelerin, olayları yanlış yorumlamasını önleme yahut davranış biçimine yaptığı istenmeyen katkıları gidermede külliyen yetersiz kalır; hatta engel dahi olur. Bu durumdan kurtulmanın yolu; bilinçaltına yerleşmiş olan bu olumsuz duygu ve düşünceleri düzeltmek, gerekliyse bertaraf etmektir. Ancak akıl, bilinçaltına erişim yollarını kapalı tutar; aktif olarak çalışan (bilinçli) bir zihin altında bunun yapılması mümkün değildir.

İşte tıbbi hipnozun ilk aşamasında yapılan da tam olarak budur: Bilinçli zihnin çalışmasının durdurmak… Oldukça yavaş bir şekilde zihinsel ve bedensel gevşeme sağlanarak duyular köreltilir. Duyuların körelip de çevre farkındalığının ziyadesiyle azalmış olduğu bu durumdan faydalanılarak ikinci aşama gerçekleştirilir: Şuuraltı dünyasını harekete geçirerek bilinci tedavi etmek…

Tıbbi hipnoz terapisinde amaç; zihinde ve geçmişin derinliklerinde yatanlara erişip, bunları analiz ederek bir hükme varmak değildir. Bilakis, insana, engelleri zorlu kılanın o engelin kendisinin değil, bilinçaltındaki önyargıların olduğunu anlatmaktır; ufkunu kısıtlayan çemberi fark ettirmek ve bu çemberi kırıp atmasını öğretmektir; olayları yorumlama biçimindeki yanlışları düzeltmek, bunlara yüklediği anlamları değiştirmektir. Tıbbi hipnoz bunu ilaç gibi dış kaynaklarla değil, her kişinin aslında buna yeter güçte olan ama hantallaşmış veya tıkanmış olan kendi iç kaynaklarını tekrar harekete geçirmekle yapar. Bunun ilaçla yapılması, kişinin büyük bir iyileştirici-düzenleyici güç taşıyan kendi iç doktorunu tembelleştirir.

Tıbbi Hipnozun Etki Mekanizması

Klinik araştırmalar tıbbi hipnozun etkisini kanıtlamış olsa da, bu durumun nasıl oluştuğu şu andaki bilgilerle açıklanamamaktadır. Ancak, subkortikal aktiviteyi ve bazı korteks sahalarını, özellikle beynin sağ yarısını ilgilendirdiği sanılmaktadır.

Elektroansefalografi (EEG) adlı, beyin elektriğini ölçen aletle yapılan beyin elektriği ölçümlerinde, tıbbi hipnoz, uykunun ilk döneminden ayırt edilememektedir. Hipnotize edilmenin, insan beyninin elektriksel yapısını düzenlediği, sakin ritme geçirdiği gözlenmiştir. EEG’de alfa aktivitesinin yüksekliği, o kişinin hipnotize edilebilirliğinin yüksek olduğunu gösterir.

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) ile yapılan çalışmalarda beynin frontal korteksindeki dopaminin tıbbi hipnozun gerçekleşmesinde rol oynadığı bulunmuştur. Beyinde dikkatle ilgili merkez olan Anterior Singulat Korteks’te tıbbi hipnozdan olumlu yönde etkilenir; vücudun bütün kasları gevşer ve rahatlar.

Çeşitli tıbbi hipnoz teorileri bulunmakla birlikte en çok kabul görenlerden birisi, vücuttaki bütün sistemler arasında bir bilgi iletişimi olduğu iddiasına dayanan sibernetik teorisidir. Organlardan vücuda giren her türlü duyunun beyinde bir karşılığı oluşur. Bu duyuların hipnoz yoluyla farklı algılanması sağlanırsa, beyindeki karşılıkları da değiştirilmiş olur. Şöyle ki, hipnotize edilen kişiye herhangi bir yerinin kızgın demirle dağlandığı söylendiğinde –gerçekte böyle bir durum olmadığı halde– o bölgede bir hassasiyet oluşur.

Tıbbi Hipnoz Uygulama Esasları

Trans Nedir?

Tıbbi hipnoz, bilinçaltına girişin altın anahtarıdır. Tıbbi hipnoz ancak hipnotize edilmeye açık ve hipnoz olmayı isteyen kişilere yapılabilir.

Tıbbi hipnozda hasta ya da danışan, kişisel kontrolünü kaybetmez, uyumaz; uykuyla uyanıklık arasında, tam bir bilinç konsantrasyonu haline girer ki bu duruma trans denir. Trans sırasında hasta konuşmaz; irade korunarak, kendisine istemediği bir şey yaptırılamaz. Kişi istemezse, tıbbi hipnoza girmez.

Trans durumundaki kişi, telkine çok açık hale gelir. Zaten asıl telkin de hastaya trans durumunda verilir. Yeni ve sağlıklı düşünce kalıpları, duygusal ve bilişsel telkin kalıpları hastaya aktarılır. Kişi hipnotik trans halindeyken bilinçaltı hassaslaşır ve etkilenerek harekete geçirilebilir; kalp ve solunum hızları, kan basıncı, peristaltik hareketler, terleme, mide sekresyonu, mizac değişiklikleri, deri sıcaklığı, menstrüel siklus vb. gibi bazı aktiviteler doğrudan veya dolaylı telkinlerle değiştirilebilir.

Tıbbi hipnoz terapisinin başarısı, hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır.

Trans sonrasında da ilave telkinlere (post hipnotik telkin) devam edilebilir. Buna “çapa atma” denir.

Hasta, tıbbi hipnoz esnasında ne konuşulduğunun bilincindedir ve tıbbi hipnoz sonrasında da bunları gayet net olarak hatırlar.

Tıbbi hipnozdan uyanamama diye bir şey söz konusu değildir.

Hipnotize edilen kişinin zihinsel ve ruhsal durumu olumlu yönde değişir; kişinin ruhsal ve bedensel olarak rahatlaması sağlanır.

Araştırmacılara göre hipnotik trans derinliği 3 ana kategoriye ayrılır:

  • Letarji (hafif),
  • Katalepsi (orta),
  • Somnambul (derin)…

Tıbbi hipnoz terapisi yapılan kişi;

  • Hafif trans durumunda:
    • Sersemlemiş bir şekilde uykuya eğilimli olur.
    • Telkin alabilme yeteneği artar.
    • Etrafında olan bitenden kesinlikle haberdardır.
    • Basit telkinlere itaat eder.
  • Orta trans durumunda:
    • Emredilen şeye kesin itaatle karakterizedir.
    • Telkinlere direnç gösteremez ancak ahlaki prensiplerine aykırı bir telkin verildiğinde transtan otomatik olarak çıkar.
    • Hafızasında yer alan ancak normalde hatırlayamadığı bilgileri hatırlayabilir.
    • Anestezi ve analjezi sağlanarak küçük operasyonlar yapılabilir.
    • Allerjik ve dermatolojik hastalıkların çoğu tedavi edilebilir.
  • Derin trans durumunda:
    • Uyurgezer gibidir ama normal insanlardan farkı yok gibi durur.
    • Kişilik değişiklikleri ve otonom sistemi kontrol altına alınabilir.
    • 20-60 dakika süreyle cerrahi girişim yapılabilir.

Tıbbi Hipnoz Nasıl Uygulanır?

Tıbbi hipnoz başvuranın aktif katkısını gerektirir. Kişinin iletişime istekli ve yeterli entelektüel kapasitesi olmalıdır. Bir kişinin hipnotize edilebilmesi için 3 şart gereklidir:

  • Dikkatin belli bir noktaya yoğunlaştırılması ve çevresel farkındalığın azaltılması,
  • Dissociasyon denen duruma girilmesi; yani algısal farkındalığın ve bilincin geçici olarak durdurulması,
  • Telkin edilebilir olunması…

Tıbbi hipnoz terapisine, hipnoz yapılacak kişinin çok aydınlık olmayan bir ortamda, uygun bir koltuğa oturtularak rahat bir pozisyonda olması sağlanarak başlanır.

Bilahare hasta sabit bir noktaya baktırılır. Bunun için hipnoz yapan uzman, “Lütfen sakince gözlerime bakın” biçiminde ilk telkinini verebilir.

Daha sonra gözleri kapattırılır. Bu esnada hastaya mesela, oldukça yorgun olduğu ve gittikçe göz kapaklarının daha da ağırlaştığı telkin edilerek huzur içinde uyuması söylenebilir. Hatta bu duruma hafif bir müzik de eşlik edebilir.

Böylece hastanın birkaç dakika içinde trans haline geçmesi sağlanır.

Trans halindeki hastaya, hayali bir yolculuk yaptırılır. Arada iyileştirici telkinler verilir. Hastaya verilen iyileştirici ve rahatlatıcı bu telkinler, iyileşmeyi sağlar ya da buna yardımcı olur.

Telkin verilirken hastanın kültürel ve sosyoekonomik düzeyi mutlaka göz önüne alınmalı ve hastanın duygusal geçmişi hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.

Daha sonra hasta, birkaç dakika rahatsız edilmeden, sakin bir şekilde tıbbi hipnoz halinden çıkarılır ve normal hayatına dönmesi sağlanır.

Uyandırma esnasında yine telkinlerden faydalanılır. Mesela, 10’dan 1’e kadar geri sayma esnasında hastanın her sayıda kendisini biraz daha zinde hissedeceği ve etrafında olanların farkında olacağı telkin edilebilir.

Tıbbi hipnozdan çıkamamak, söz konusu dahi olamaz. Öyle ki, hasta trans halinde iken hipnoz yapan uzman kalkıp gitse bile, kişi birkaç dakika içinde kendiliğinden hipnozdan çıkar.

Tıbbi hipnoz sırasında, eğer isterse, hastanın güvendiği bir yakını da içeride bulunabilir.

Tıbbi Hipnoz Seansı 

Tek bir tıbbi hipnoz seansı, duruma bağlı olarak 30 – 45 dakika sürebilir.

Tek bir seansla değişim, örneğine çok az rastlanan bir durumdur. Tedavi için, haftalık aralıklarla en az 5-6 seansa düzenli olarak devam etmek gerekir.

Tıbbi hipnoz üzerine yapılan araştırmalara göre;

  • Geniş bir hayal gücü indüksiyonu kolaylaştırmaktadır.
  • Hastanın tıbbi hipnoz terapi uzmanına en büyük katkısı, konsantre olabilme ve dikkatini tek noktaya toparlayabilmesidir.
  • 0-25 yaşları arasındakiler daha kolay ve hızlı hipnotize edilmektedir.
  • Çocukların neredeyse tamamı hipnotize edilebilir. Ancak ilk evvela çocuğun güveni kazanılmalı ve tüm yapılacaklar önceden anlatılmalıdır. Seanslar yetişkinlere göre daha kısa tutulmalı ve çocukların anlayacağı bir dil kullanılmalıdır.
  • Zeki ve iyi eğitim görmüş kişiler daha kolay hipnotize edilebilirler.
  • Kadınların erkeklere göre daha kolay hipnoza girerler.
  • Hasta hekimine güvenmeli ve şifa bulacağına inanmalıdır.

Tıbbi Hipnozun Kontrendikasyonları

Tıbbi hipnoz terapisinin iletişimin rahat kurulamadığı veya entelektüel düzeyi düşük bireylerde başarı şansı azdır.

Tıbbi hipnoz; ağır ve tehlikeli bazı psikiyatrik hastalıklar, zekâ geriliği, bunama hali, iletişim kurulamayacak kadar yaşlı veya çok küçük yaşta olanlar dışındaki herkese güvenle uygulanabilir.

Tıbbi hipnoza alınacak hastanın endikasyonunun doğru konulması çok önemlidir. Psikotik hastalarda kesinlikle uygulanmaması, psikozu şiddetlendireceği düşünülmektedir.

Tıbbi Hipnozun Yan Etki ve Komplikasyonları

Tıbbi hipnozun hiçbir tehlikesi ve yan etkisi yoktur.

Tıbbi denetim altında kullanıldıktan sonra tıbbi hipnoza ilişkin oluşabilecek hiçbir yan etki olmadığı bildirilmektedir.

En önemli sorun suistimal edilmemesini sağlamaktır. Özellikle yurtdışı çalışmalarında uyulması gereken birtakım etik kurallardan söz edilmekte ve hipnotizöre gerek duyulan olgularda   sertifikalı olanların tercih edilmesi önerilmektedir.

Siz sorun, biz cevaplayalım!