Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Ozon Terapi

Ozon Terapi

Yapılan araştırmalar, ozon terapinin pek çok yönden insan vücudunun kendi tedavi edici potansiyellerine katkısı olduğunu göstermiştir. Bu kapsamda, endike olduğu   rahatsızlıklar   şunlardır:

  • Alzheimer,
  • Akciğer hastalıkları,
  • Akut respiratuar stres, 
  • Akut solunum sıkıntısı sendromu,
  • Akut viral hepatitler,
  • Alerjik hastalıklar,
  • Amfizem,
  • Avasküler nekroz (AVN),
  • Bacaklardaki  açık yaralar (ulcus cruris),
  • Bağırsak iltihabı hastalıkları,
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, 
  • Baş ağrıları
  • Bel   ve   boyun fıtıklarında ağrının azaltılması,
  • Biyolojik rejenerasyon,
  • Candidiasis,
  • Ciltte yaşlanmanın geciktirilmesi ve sağlıklı yaşlanmanın (anti-aging) sağlanması,
  • Crohn hastalığı, 
  • COPED,
  • CVA,
  • Çoklu skleroz,
  • Damar dolaşım bozukluklarının giderilmesi, 
  • Damarlı staz,
  • Demans sendromları,
  • Dermatolojik hastalıklar,
  • Diyabetik ayak yaraları,
  • Diabetes mellitıs   (şeker hastalığı),
  • Fibromiyalji,
  • Geriatride, 
  • Glokom,
  • Gut hastalığı,
  • Hematoloji hastalıkları,
  • Hepatit A, B, C,
  • Herpes basit,
  • Herpes simplex,
  • Herpes zoster,
  • HIV / AIDS,
  • Hipertansiyon,
  • HTN,
  • Human papilloma virus,

  • İnsülin direncinin azaltılması,
  • İyileşmeyen kronik yaralar,
  • Kanserde destek tedavi,
  • Kanser nefropatileri,
  • Kardiyak iskemi,
  • Katarakt,
  • KOAH, 
  • Kronik böbrek yetmezliği,
  • Kronik yorgunluk sendromu,
  • Lupus Eritematozus,
  • Mantar enfeksiyonları, 
  • Metabolik sendrom,
  • Migren
  • Nörovejetatif hastalıklar,
  • Oftalmolojik hastalıklar,
  • Ortopedik hastalıklar,
  • Papilloma insan virüsü,
  • Parkinson,
  • Periferik arter hastalığı,
  • Proktit veya kolit gibi enflamatuar barsak hastalıkları,
  • Pulmoner hastalıklar,
  • Retinosis pigmentarias,
  • Romatizmal hastalıklar, 
  • Romatoid artrit,
  • Scklemia,
  • Serebral palsi,
  • Sistemik lupus eritematozus,
  • Sistemik romatoid artrit,
  • Talasemi B,
  • Tekrarlayan vajinal mantar
  • Uçuklar (herpes), 
  • Vasküler hastalıklar,
  • Venöz staz, 
  • Venöz yetmezlik,
  • Viral hastalıklar, 
  • Yağlı karaciğerin tedavisi, 
  • Yanıklar ve haşlanma,
  • Yaşa bağlı   masküler dejenerasyon,
  • Yara ve yanık tedavileri,
  • Zor iyileşen enfekte yaralar

Ozon Nedir?

İki atomdan oluşan oksijen molekülünün (O2) kararlı halinin aksine, üç atomdan oluşan ozon molekülü (O3), kararsızdır. Oksijen gibi, doğada gaz halinde bulunur. Dünya yüzeyinden 25-30 kilometre yükseklikteki stratosfer tabakasında, normal oksijenin (O2) güneşten gelen ultraviyole ışınları ile kimyasal tepkimeye girmesi sonucu oluşur; kararsız olduğundan, atmosferin alt tabakalarına inmesi durumunda da hızlı bir şekilde yeniden oksijen durumuna geri döner. Bu yüzden normal şartlar altında, solunan havada bulunmaz; zaten, solunması durumunda da akciğerlerde tahrişe sebep olur.

Şeffaftır, renksizdir ve kendine has bir kokusu vardır. Zaten adı da Yunanca “koklamak” manasına gelen “ozein”den gelir. Ozon gazı kokusu, fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında rahatlıkla hissedilebilir; zira ozon, nemli ve fırtınalı havalarda meydana gelen elektriksel boşalımlar (yıldırımlar) sırasında da ürer.

Doğada bulunan ozon gazı ilk defa 1839 yılında, İsviçre-Basel Üniversitesi’ndeki Alman bilim adamı Prof. Dr. Christian Friedrich Schönbein tarafından keşfedilmiştir. Ancak ozon gazının sağlık amacıyla kullanılması; iyi bir antioksidan ve iyi bir yüzey dezenfektanı olduğu, ozona maruz kalan mantar ve virüslerin canlılıklarını kaybettiklerinin fark edilmesiyle oldu. İlk defa, 1860 yılında Monaco’da içme sularının dezenfektasyonunda denendi; bakteri ve virüsleri öldürdüğü, sulardaki kötü tadı yok ettiği gözlendi. 1902’de Clarke H.J.; anemi, kanser, diyabet, grip ve morfin zehirlenmelerinde ozon kullandı. 1980’de Horst Kief, AİDS hastasını ozonla tedavi etti. 1992 yılında Rusya’da yanık tedavisinde kullanıldı.

Ozon’un ülkemizde tedavi amaçlı kullanımı 1998 yılında Op. Dr. Muammer Velidedeoğlu’nun, İstanbul’da ozon uygulamalarına başlamasıyla olmuştur. Bilahare 2011’de, Prof. Dr. Avni Babacan Gazi Üniversitesi’nde “Ozon Merkezi”ni kurmasıyla, hızlıca yaygınlaşmıştır.

Medikal Ozon ve Özellikleri

Tıbbi uygulamalar için gerekli olan ozon, oksijen tüplerindeki gazın jeneratörler yardımıyla ozona dönüştürülmesi ile üretilir. Medikal ozon ise saf ozon ile saf oksijenin karışımıdır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (0.05 – 5% O3) arasında değişir.

Medikal ozonun en bilindik 3 özelliği vardır:

  • Bakteri öldürücü (bactericidal),
  • Mantar öldürücü (fungicidal),
  • Virüs çoğalmasını önleyici (virostatic)…

Bu özellikleri sayesinde, medikal ozon;

  • Kendisine dirençli bakteri, virüs ve mantar olmadığından, kuvvetli bir antimikrobiyal ajandır.
  • İmmünmodülator etkisi sayesinde, bağışıklık sistemini regüle eder; dengeli ve sağlıklı çalışmasını sağlar, vücut direncini arttırır. Zira, vücudun, hastalıklara direnmesi bağışıklık hücreleri ile olur. Top yekûn savunma yapabilmek için, interferones ya da interleukins gibi önemli aracıları içeren cytokin adı verilen özel habercileri üretir ve kullanırlar. Bunlar, bütün bağışıklık sistemi boyunca zincirleme bir şekilde pozitif değişiklikler yaratarak diğer bağışıklık hücrelerini haberdar ederler. Bu yüzden, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf veya bozuk olduğu hastalara uygulanmasında, çok başarılı sonuçlar elde edilir.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kan dolaşımını arttırır ve dolaşım sistemi bozukluklarını giderir. Böylece, organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasına vesile olur.
  • Vücudun oksijen kapasitesini artırır, tüm dokuların tüm hücrelerin görevini daha iyi yapmasını sağlar.
  • Vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını destekler.
  • Enfekte olmuş yaraları dezenfekte eder.
  • Bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkları tedavi eder.
  • Vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikalleri yok eden enzimleri aktive eder. Bu da, kronik enflamatuar hastalıkların tedavisinde başarı oranını yükseltir.

Ozon Terapi

Medikal ozon yardımıyla yapılan tedavi işlemlerinin en genel adıdır. Uygulama biçimleri farklı da olsa, hepsinin amacı aynıdır: Doku ve hücrelerin oksijeni en iyi şekilde kullanmasını sağlamak

Çok çabuk yaygınlaşmış ve kendisine oldukça geniş bir uygulama alanı bulmuş; hatta, konu hakkındaki bilgilerini geliştirmeleri ve ilerletmeleri için, Avrupa’da pek çok terapist bir araya gelip “Medical Society for Ozone Application in Prevention and Therapy” birliğini dahi kurulmuş olmasına rağmen, ozon terapinin sonuçlarına yönelik bilgilerin önemli miktardaki bölümünün gerek hastaların ve gerekse doktorların bireysel gözlemlerine dayandığı; henüz, kontrollü bilimsel verilerle yeterince desteklenmediği dikkat çekicidir.

Medikal kurallara dahilinde uygulandığı sürece güvenli, pratik, etkili ve ucuz bir tedavi yöntemi olan ozon terapi, insan vücudunun iki güçlü potansiyeli olan “antioksidan” ve “antiinflamatuar” potansiyellerini kullanır; tüm vücutta bir alarm reaksiyonuna neden olarak vücudu   hastalıklar  karşısında güçlendirir. Literatürde   Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT)”  grubunda yer alır. Bu yüzden    diğer tedavilere  ek olarak uygulanması daha doğrudur.

Ozon Terapi Uygulama Yöntemleri

Ozon terapisi, doktor tarafından kişiye özel olarak hazırlanan bir protokol ile uygulanır. Doktor, hastanın durumu ve tıbbi endikasyona göre hem hastanın alacağı komple dozu belirler hem de uygulama yöntemine veya yöntemler kombinasyona karar verir:

Medikal ozon yerel veya parenteral olarak uygulanabilir. Ozonun çeşitli uygulama yolları, sinerjik bir etki elde etmek için tek başına veya kombine olarak kullanılabilir:

  • Majör (büyük) otohemoterapi (damardan alınan kanın ozonlanması ve aynı damardan tekrar geri verilmesi),
  • Minör (küçük) otohemoterapi (damardan alınan kanın ozonlanması ve adaleden tekrar geri verilmesi),
  • Eksternal ozon (torba ve kupa ile ozon uygulanması),
  • Ozon insuflasyonu (rectum, vajina veya kulak gibi vücut boşluklarından verme),
  • Ozon enjeksiyonu,
    • Paravertebral enjeksiyon (omurga yakınına verme),
    • İntraartikuler ozon (eklem içine verme),
    • Ozon mezoterapi (cilt altına verme),
  • Ozon yağı

Majör Otohemoterapi

Su, yağ gibi maddelerin ozonlanması mümkündür; kanın da… İşte “majör otohemoterapi” ozonlanmış kanın vücuda verilme işlemidir. Kişinin damarından alınan 5 – 10 ml kan, kapalı devre bir sistem içinde, dozu doktor tarafından belirlenmiş medikal ozon ile karıştırılarak aktive edildikten sonra, yine aynı damardan tekrar geri verilir. Bu metotta hastaya verilen medikal ozon değil, medikal ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturan spesifik maddelerle reaksiyona girmesi sonucunda aktive edilmiş olan kandır. 

Bu metot, yaşa bağlı hastalıklarda (geriatri), dolaşım bozukluklarında yeniden canlanmayı sağlamak için tercih edilirken, viral kökenli hastalıklarda genel bağışıklık sisteminin aktivasyonu için kullanılır.

“Hayati zehir” olarak da adlandırılan oksijen; fonksiyonlarını idame ettirebilmesi için vücudun sürekli olarak ihtiyaç duyduğu, aynı zamanda depolayamadığı, hatta depolanması durumunda da  hastalıklara  ve   yaşlanmaya neden olan okside edici (zararlı) radikallerinin oluşmasına sebep olan bir moleküldür. Bu yüzden, vücutta, bu radikalleri temizleyen (zararsız hale getiren) bir “antioksidan savunma sistemi” vardır.   Şişmanlık,   hipertansiyon,   Tip2 şeker hastalığı  ve metabolik sendrom gibi uzun süreli hastalıklar başta olmak üzere,   pek çok hastalığın  temel sebebi, vücudun antioksidan savunma sisteminin zayıflamasıdır. İşte “majör otohemoterapi” ile bir taraftan kırmızı kan hücrelerinin, ihtiyacı olan dokulara daha fazla oksijen taşımaları sağlanarak, “yeterli miktarda kanlanama” münasebetiyle   zor iyileşen yaraların ve   damar tıkanıklığı  gibi dolaşım bozukluğundan kaynaklanan rahatsızlıkların tedavisi yapılır; diğer taraftan da vücudun antioksidan savunma sistemi desteklenerek, aşırı oksijen birikmesinden dolayı meydana gelen zararlı radikallerin etkisizleştirilmesi sağlanır.

Metodun en büyük dezavantajı, her seansta yeni bir damar yolu açılması gerektiğidir.

Minör Otohemoterapi

Kişinin damarından alınan 5 – 10 ml kan, özel şişelerde medikal ozon ile karıştırıldıktan sonra, kalça veya kola iğne yapılarak yavaş bir şekilde vücuda tekrar geri verilme işlemidir.

Bu yöntem, spesifik olmayan bağışıklık sisteminin aktivasyonunda etkilidir.  Genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte; özel olarak da   alerjik hastalıklar  da kullanılır.

Eksternal Ozon

Vücudun müsait olan organlarına, özel bir torba içerisinde medikal ozon emdirilme işlemidir. Eller için özel eldivenler, ayaklar için özel botlar; vücudun diğer bölgeleri için de özel torba ve folyolar kullanılır. Ozonun plastik ve lastik gibi materyalleri de oksitleyerek parçalaması sebebiyle, silikon gibi ozona dayanıklı malzemelerden yapılmış materyaller ile uygulama yapılması gereklidir. Diğer taraftan, medikal ozon kuru bölgelere etki etmediğinden, uygulama bölgesinin önceden su ile nemlendirilmesi de gerekir. Bu metod ülserleri,   yaraları, açık yaraları, ameliyat sonrası oluşan lezyonları, shingles (herpes) ve enfekte olmuş alanları tedavi etmekte çok etkilidir. Eksternal ozon yönteminde; dental tedavilerde ozonlu saf su, egzema, mantar, liken gibi cilt eruptionları için de ozonlu saf medikal zeytin yağı kullanımı da oldukça yaygındır. 

Ozon saunası da bir çeşit eksternal ozon uygulaması olup, uygun bir cihaz içinde kafa hariç, tüm vücut yüzeyine ozon gazının uygulanmasıdır.

İnsuflasyon Ozon

Medikal ozonun rektal, vajinal ve kulak yoluna püskürtme işlemidir.

Bunların içinde, ülseratif kolit, Crohn veya benzeri bağırsak enflamatuar hastalıklarında, medikal ozonun makattan verilmesi (rektal insuflasyon) olan rektal ozon oldukça yaygındır. Medikal ozon direkt olarak hassas barsak cidarı (membranı) tarafından emildiğinden, herhangi bir rahatsızlık hissedilmez. Hatta hastanın kendi kendine uygulayabileceği oldukça kolay bir metottur. Daha az invaziv olmasından dolayı genel sağlık ve yeniden canlanma için de kullanılmaktadır. 

Rektal ozon’un ilk etkisi, bağırsak içerisini temizlemek olur ki, bu etki, dışarıdan alınan dost bakterilerin bağırsak içerisine daha kolay yerleşmelerini ve bunun sonucunda da sindirim sisteminin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını sağlar.

İkinci etkisi, medikal ozonu emen bağırsak kaslarının güçlenmesidir ki, bu da spastik kolon, ülseratif kolit, hemoroid, fissür, fistül gibi rahatsızlıkların yavaş yavaş düzelmesini sağlar.

Üçüncü etkisi, bağırsak çevresindeki damarlar tarafından emilen medikal ozonun kanı ozonlamasıdır ki, saniyeler içerisinde karaciğere taşınan bu ozonlanmış kan, karaciğerin temizlenip güçlenmesine, dolayısıyla karaciğer enzimlerinde düzelmeye, yağlanmada azalmaya sebep olur.

Paravertebral Ozon

Medikal ozonun, çok yavaş bir şekilde omurga içine enjekte edilme işlemidir.

Ağrılı   iltihabi eklem romatizması  olan artrit, rekurren ve tekrarlayan artroz gibi hastalıklar için uygun ve etkili bir yöntemdir.

Ozon Mezoterapi

Medikal ozonun, derinin orta tabakasına 4 – 6 mm derinliğinde etki edecek şekilde,   mezoterapi  tekniği ile doğrudan hedef organa enjekte edilme işlemidir.

Ciltteki kırışıklıklar,  cilt lekeleri,   akne,   selülit,   yara izleri   gibi estetik amaçlar için uygulanır.

Ozon Suyu veya Ozon Yağı

Bulunduğu ortamdaki organik ve inorganik maddeleri oksitleme yeteneğine sahip olan ozon, bu açıdan, oksitleyici ajanlar arasında florin ve persülfattan sonra üçüncü gelir. Başta su olmak üzere, sıvılarda oksijene göre daha fazla çözünebilmektedir; mesela, kan plazmasında çözünmüş tüm antioksidanlarla ve çoklu doymamış yağ asitleri ile reaksiyona girmekte ve onları oksitlemektedir. Bu özelliği ile başta zeytinyağı olmak üzere, doymamış yağ asitleri içeren bazı sıvı yağların ozonlanarak,   eklem rahatsızlıkları  ve    cilt hastalıkları   başta olmak üzere   pek çok marazın  tedavisinde kullanılmasına yol açmıştır.

İlk zamanlar sadece zeytinyağı ozonlanabiliyordu. Artık argan yağı ve kayısı çekirdeği yağı gibi kıymetli yağlar da ozonlanmaktadır.

Ozon Kremi veya Ozon Serumu

Ozon kremi, jel kıvamında olan ozonlaştırılmış yağlara verilen ticari addır. Özellikle   zayıflama ve sıkılaşma,   selülit   ve   deri çatlaklarının yok edilmesi için kullanılırlar.

Bu ürünlerin içeriğindeki ozon oranı ne kadar yüksekse, etkisi de o kadar fazla olmaktadır. Ozonlabs (health medecine); ozonlandırılmış oleik asitin medikal ve dermokozmetik serum formu olup, 3,2 gr/mol ozon derişimi ile dermo kozmetik ürünler arasında oldukça iddialıdır.

Ozon kremi;

  • Hücre yenilenmesini süratlendirerek   tendeki eskimeyi geciktirir.
  • Cildin iç katmanlarında ortaya çıkan koyu lekelere engel olur.
  • Kırışıklıklar için çok tesirlidir, düzelterek daha pürüzsüz hale getirir.
  • Yara izleri,  doğum ertesi ve zayıflama ile doğan yarıklar ve yanık izlerini yok eder.
  • Güneşin tahrip edici ışınlarından korur.
  • Tenin nem dengesini korur.

Kollajen üretiminin hızlanması, daha kaliteli liflerin üremesi ve dokuların iyileşmesi için ozon serumunun sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanması; iki saat sonra da suyla ıslatılmış pamuk yardımıyla temizlenmesi; gündüzleri cildin SPF ile korunması isabet olacaktır.

Ozon Terapinin Konrendikasyonları

Ozon terapi güvenilir ve doğal bir tedavi yöntemidir; ancak aşağıdaki durumlarda kontrendikedir:

  • Favizim (glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği) tanısı konmuş veya tedavisi yapılmakta olanlara,
  • Aşırı hormon yüksekliği ile seyreden   hipertiroidi olanlarda,
  • İleri derece kansızlık, kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olanlarda,
  • Kronik ve tekrarlayıcı pankreas iltihabı olanlarda,
  • Yakın bir zamanda   kalp krizi  ve  beyin kanaması geçirmişlerde…

Ozon Terapinin Yan Etki ve Komplikasyonları

Doğru uygulandığında neredeyse hiçbir yan etkisi yoktur.

Siz sorun, biz cevaplayalım!