Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Mezoterapi

Mezoterapi

Mezoterapi ilaçlar, vitaminler, homeopatik maddelerin intradermal veya subkutan enjeksiyon şeklinde uygulandığı minimal invaziv bir tekniktir. Hem kozmetik hem medikal amaçlı olmak üzere; kozmetik dermatolojide, romatolojide, spor hekimliğinde ve nörolojide kullanılmaktadır.

Günümüzde mezoterapinin kozmetik amaçlı uygulanması daha fazla yaygınlaşmıştır. Medikal estetiğin birçok alanında kullanılmakla birlikte, en çok  saç dökülmesi  tedavisinde,  zayıflama, selülit tedavisi,   mezolifting ve   bölgesel ağrıların giderilmesinde kullanılır. Mezoterapinin kozmetik dermatolojide kullanım alanları şunlardır:

Mezoterapinin bunların haricinde, daha az sayıdaki hekim tarafından tercih edilen kullanım alanları da mevcuttur:

Mezoterapi Nedir?

Mezoterapi, amaca yönelik çok küçük ilaç dozları ile mezodermden kaynaklanan dokulara uygulanan intrakutan veya subkutan enjeksiyon işlemidir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hem hasta hem hekimler arasında son yıllarda popülaritesi artmıştır. Bunun sebeplerinden birisi de, bu minimal invaziv işlemin kendine has olan özel avantajıdır: Tedavide kullanılan ilaçların oldukça küçük dozlarda olması dolayısıyla sistemik yan etkilerinin önemsenmeyecek seviyeye çekilmiş olmasıdır.

Enjekte edilen maddeler, sorunun oluş mekanizmasına göre farklılık gösterir. Ancak, bu ilaçlar gerçekte,  mezoterapi  için değil; farklı endikasyonlar için ruhsatlandırılmışlardır. Ülkemizde bu maddelerin lokal kullanım ruhsatı varsa da enjeksiyon şeklinde kullanım izinleri bulunmamaktadır. Tedavi ajanı olarak kullanılan pek çok maddenin FDA onayı yoktur. Hatta bazılarının (mesela, fosfotidilkolin) Avrupa’ya ithali dahi yasaktır.

Kullanılan ilaçlar sıklıkla doğal bitki ekstreleri, homeopatik ajanlar, vitaminler, mineraller ve farmasötiklerdir. Mesela;

  • Romatoid artritte, inflamasyonu kontrol etmek için bitkisel ve farmakolojik ajanlar kullanılır.
  • Ligaman yırtığı veya  tendon dejenerasyonlarında silika, biotin ve proteolitik enzimler gibi bağ dokusu uyarıcıları tercih edilir.
  • Selülitte kan akımını arttıran vazodilatörler, lenf akımını uyarıcı maddeler ve yağ dokusunu yıkan lipolitik ajanlardan yararlanılır.
  • Saç dökülmesinde ise birden fazla etken madde kullanılır; tedavi protokolünde besleyici ve destekleyici maddeler, dolaşımı arttırıcı vazodilatörler ve androjen blokörleri yer alır.

Mezoterapinin Etki Mekanizması

Mezoterapide uygulanan protokollerde standardizasyon ya da tedavi algoritmi bulunmamaktadır. Hangi ilaç kombinasyonlarının hangi oranda etkili olduğuna dair bilgiler tamamen anektodal olup uygulayan doktorun deneyimine bağlıdır. Gerçekte, tedavide kullanılan karışımların etkinlik ve güvenilirliklerinin klinik olarak geçerliliğine dair yeterli bilimsel destek henüz bulunmamaktadır. Dolayısıyla, mezoterapinin etkili olup olmadığını yorumlamak tamamen konjonktüreldir.  Ancak bu durum, mezoterapinin etkisiz olduğu anlamına gelmez.

Konjonktürel de olsa mezoterapi için ileri sürülen etki mekanizmaları şunlardır:

  • Mezoterapi dermal seviyedeki inhibitör mekanizmaları etkileyerek lateral meduller seviyede ‘visseral-meduller-serebral’ yoldaki reaksiyonları etkiler. Bu dermal inhibitör stimülüs, hem mekanik (iğneler yoluyla) hem de ilaçların farmakolojik etkileri yoluyla oluşmaktadır.
  • Mezoterapi ajanları hasarlı dokudaki lokal mikrosirkülasyonu uyarır.
  • Dermisde bulunan immun sistemle ilgili hücreleri etkiler.
  • Mezoterapi ajanlarının interstisyel doku yardımıyla daha derin dokulara ulaşması sağlanır ve hedef dokularda daha yüksek konsantrasyonda bulunmasını sağlar, tedavi edici etkileri artmış olmaktadır.
  • Mezoterapide kullanılan ilaçların adipoz dokuda toksisite yaptığı, hücresel nekroza yol açarak yağ dokuyu azalttığı; ayrıca internal yağların adipozitlere mobilizasyonu azaldığı; enjekte edilen maddelerin yağ salınımını artırdığı, metabolizmayı artırmak suretiyle yağ rezorbsiyonuna yol açtığı, gastrointestinal ve üriner sistem yoluyla yağ eliminasyonunu artırdığı klinik gözlemlere dayanılarak öne sürülmektedir. Nitekim mezoterapinin en sık kullanım alanı olan  bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinin de, mezoterapinin bu lipolitik etkisi sayesinde gerçekleştiği iddia edilmektedir.

Mezoterapi Uygulama Esasları

Mezoterapi Nasıl Uygulanır?

Birkaç aşama ile gerçekleştirilen uygulamada; 0,4 – 1,3 cm uzunluğunda çok ince iğnelerle tek tek ya da gruplar halinde cilt, kas, yağ dokusu ve eklem içine, amacına uygun maddeler enjekte edilir. Bu iğneler, ağrısız enjeksiyonlar için özel olarak üretilmişlerdir. Ancak, ağrı eşiği düşük, çok hassas kişilerde işlem öncesi ağrıyı önleyici topikal   anestezikler de kullanılabilir.

Enjeksiyon işleminin seri ve standart dozda uygulanabilmesi için özel iğneler dışında, mezoterapi pistoletleri de geliştirilmiştir.

Mezoterapi uygulamasının aşamaları aşağıdaki gibidir:

  • Önce bölgenin ağrı hissedilmemesi için uyuşturulması gerekir. Bu bir krem yardımı ile olabildiği gibi bir iğne yardımı ile veya   ozonlanmış su buharı  ile de yapılabilir.
  • İlaçsız olarak bölgenin taranması ikinci aşamadır ve bu süre zarfında çoklu iğneleme yapılır ancak herhangi bir ilaç verilmez. Bir bakıma bölgenin uygulama için hazır hale getirildiği aşamadır.
  • İlacın uygulandığı aşama üçüncü aşamadır. Bunda iğneleme sayısı daha düşüktür. Bu aşamada bölgeye ihtiyaç duyulan ilaçlar enjekte edilir.
  • İğneli uygulamadan sonra, bölgeye bazı kürler yüzeysel olarak sürülür ve işlem bu şekilde tamamlanır.

Mezoterapi Seansları

Mezoterapi seanslar halinde yapılır. Genellikle haftada bir kez uygulanır. Ancak hızla sonuç alınması istenen durumlarda haftada iki defa da yapılabilir. Düzelme olduğunda, tedavi iki haftada bir, ayda bir gibi daha az sıklıkla uygulanmaya başlanır.

Klinik cevap alabilmek için en az 3 – 5 seans gerekir. Ancak mezoterapi seanslarının sayısını gerçekte belirleyen faktörler; istenmeyen durumun kendisi, oluş mekanizması ve süresidir. Özetle hastalığın şiddeti ve yaygınlığına göre seans sayısı da değişir.Saç Dökülmesi

Mesela;

  • Spor yaralanmaları  gibi akut durumlarda da 1 – 3 seans yeterli olsa da, kronik durumlarda 6 ay ya da bir yıllık periyotlarla tedavinin tekrarlanması icap edebilir.
  • Saç mezoterapisi   ilk etapta 4 seans olarak planlanır.
  • Bölgesel zayıflama  tedavilerinde seans sayısı 12’ye kadar çıkabilmektedir.
  • Selülit   ve   kırışıklıklar  gibi uzun süreli kronik durumlarda en az 15 seanslık uygulama gerekir.

Mezoterapi Enjeksiyon Teknikleri

Mezoterapide uygulanacak bölgenin durumuna ve büyüklüğüne göre 8 ile 300 arasında değişen sayılarda enjeksiyon yapılır.

Mezoterapi enjeksiyon teknikleri şunlardır:

  • İntraepidermal (0,05 – 1 mm),
  • Yüzeyel intradermik (1 – 2 mm),
  • Derin dermik (2 – 5 mm),
  • Ntrahipodermik (5 – 30 mm)…

Mezoterapinin Kontrendikasyonları

Literatürde mezoterapi kontrendikasyonları için yayınlanmış makaleler bulunmamaktadır; daha çok  mezoterapi   komplikasyonlarından bahsedilmektedir.

On sekiz ile 75 yaşları arasında genel sağlık durumu iyi olan herkese  mezoterapi  yapılabilir. Ancak aşağıdaki durumlarda kontrendikedir:

  • Vücut kitle indeksi 30 üzeri olanlar,
  • Kullanılan ajanlara karşı hipersensitivite reaksiyonu olanlar,
  • Hipertiroidiler,
  • Kanser hastaları,
  • Hamileler,
  • Laktasyon dönemi,
  • Otoimmun hastalıklar,
  • İnsülin bağımlı  diyabetes mellitus,
  • Kanama diyatezi (antikoagülan kullananlar) olanlar,
  • Yakın zamanda geçirilmiş serabral hemoraji (inme) hikâyesi olanlar,
  • Şiddetli   kalp,  böbrek ve/veya karaciğer hastalıklılar,
  • AIDS…

Mezoterapinin Yan Etki ve Komplikasyonları

Mezoterapinin Yan Etkileri

Literatürde mezoterapinin klinik olarak etkinliği ve güvenilirliğine dair fazla sayıda çalışma bulunmamasına rağmen, yan etkilerine dair yayınlar mevcuttur:

  • Uygulama sonrasında enjeksiyon bölgesinde morluk ve şişlik en sık görülen yan etkilerdir. Bir hafta içinde genellikle kendiliğinden düzelirler. Bununla birlikte işlemin hemen sonrasında bası uygulanması, sistemik ya da topikal arnika kullanımı bu yan etkinin görülme riskini büyük oranda azaltır.
  • Subkütan nodül oluşumu, lokalize ürtikerya pigmentoza, likenoid erüpsiyon yayınlarda rastlanılan diğer yan etkilerdir.
  • Mezoterapi sonrası atipik mikobakteri enfeksiyonu bildirimlerine de rastlanmaktadır.

Kişi, işlemin hemen sonrasında iş hayatına dönebilir.

Mezoterapinin Komplikasyonları

Mezoterapi; kozmetik amaçla kullanılan bazı yöntemlerde olduğu gibi,   anestezi  gerektirmez ve cerrahi risk de taşımaz.

Mezoterapi uygun şartlarda yapıldığı takdirde, neredeyse ağrı duyulmayan bir işlemdir. İlk seans, hastanın uyum göstermeye başladığı seans olduğu için nispeten biraz daha zor olabilir ancak bundan sonraki seanslarda hasta tedaviye alıştığı için çok kolay geçmektedir.

Osteoartritte, mezoterapide kullanılan antienflammatuar doz; hem sadece problemli bölgeye tatbik edildiğinden hem de bir haftalık ağızdan alınan ilaç dozundan oldukça az (sadece 1/50’si kadar) olduğundan, bu ilaçların ağızdan alınmasına bağlı olarak gelişen sistemik yan etkiler mezoterapide gözlenmez.

Mezoterapi için fosfotidilkolin ve deoksikolat enjeksiyonu yapılan dokuların histolojik incelenmesinde septal ve lobüler pannikülitin bir arada olduğu gözlenmiş ve bu maddelerin inflamatuara bağlı nekroz ve resorpsiyonla etki gösterdiği varsayılmıştır.

Teorik anlamda emboli riski mevcut olmasına rağmen, literatürde bildirilmiş bir olguya rastlanmamıştır.

Siz sorun, biz cevaplayalım!