Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Hacamat Terapisi

Hacamat

Gerek kullanılan ilaçlar gerekse yenilen hormonlu gıdalar sebebiyle zaman içerisinde oluşan bazı toksin, kalıntı ve ağır metalleri atmakta, vücut maalesef başarılı olamamaktadır. Atılamayan bu toksinler ile deri altında pelte haline gelmiş işlevsiz kalıntı kanlar, vücudun bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyerek farklı   birçok hastalığın  oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Bu kapsamda hacamat, aşağıdaki istenmeyen durum ve   hastalık   için endikedir:

  • Akne tedavisi,
  • Akne ve sivilce izleri,
  • Unutkanlık problemleri ve okuduğunu algılayamama,
  • Düşünme kapasitesinin ve beyin fonksiyonlarının artırılması,
  • Dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon eksikliği,
  • Çıban söndürme,
  • Çocuklarda beyin gelişimi,
  • Vücutta dolaşan kirli kanın sık aralıklarla sebep olabileceği   baş ağrıları
  • Boyun kireçlenmesi,
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi,
  • Bölgesel kan akımının canlanması, dolayısıyla bu bölgelere oksijen ve besinin daha kolay ulaşması,
  • Damar tıkanıklığının önlenmesi, tıkalı damarların açılması,
  • Damarların temizlenip yüksek kolesterolün düşürülmesi,
  • Dokularda ve kanda bulunan toksinlerin atılması,
  • Kalp rahatsızlıkları  ya da çeşitli kılcal damar tıkanıklıkları,
  • Kansızlık,
  • Kandaki toksinlerin temizlenmesi,
  • Eklem ve kasları rahatlatıp bu bölgelerde görülen   ağrıların  geçirilmesi, 
  • Göze canlılık verilmesi ve gözün görme kabiliyetinin artırılması,
  • Cinsel zayıflık,
  • Hormon ilaçlarının kanda ve vücuttaki istenmeyen artıklarının temizlenmesi; yumurtalıklar veya rahim ağzı ile ilgili çeşitli sıkıntılar,
  • Böbreküstü bezleri tarafından salgılanan ve bir tür steroit şeklinde de tanımlanabilen kortizon hormonu seviyesinin yükseltilmesi,
  • İç kanamaların durdurması,
  • Kan üretiminin düzenlenmesi,
  • Kan üretiminden sorumlu karaciğer, kemik iliği, dalak gibi organların uyarılması,
  • Karaciğer ve dalaktaki hastalıkların tedavisi,
  • Karaciğer hastalıklarında hasarın önlenmesi,
  • Kas ve bağ dokusundaki esnekliğin arttırılması,
  • Kasların gevşemasi, dolayısıyla  kaslara kramp girmesinin ve   kulunçların  önlenmesi,
  • Kaslardaki ödemlerin ve sertliğin çözülmesi,
  • Kılcal damarlardaki tıkanıkların açılması,
  • Kısırlık, üreme problemleri ve libido kaybı gibi sorunların tedavisi,
  • Kireçleme, bel tutulması,   baş ağrısı,   eklem ağrısı,   boyun ve  bel fıtığına bağlı ağrılarının giderilmesi,
  • Özellikle soğuk kış mevsiminde  sinüzit  problemlerinden kaynaklı şikayetler,
  • Midede ülser ve daha farklı pek çok   sindirim sistemi rahatsızlıkları
  • Yemeklerden sonra ya da gün içerisinde herhangi bir zamanda oluşan gaz problemleri,
  • Çoğu durumda ishale neden olan bağırsak enfeksiyonlarının vücuttan etkili bir şekilde atılması,
  • Psikolojik ve sinirsel hastalıkların tedavi edilmesi,
  • Psikolojik travma sonrası bozuklukların aşılması,
  • Romatizmal ağrılar,
  • Sırt,   bel   ve   diz ağrıları,
  • Dengesiz ve yüksek   tansiyon,
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi,
  • Çeşitli nedenlerle vücutta meydana gelen ödemlerin atılması,
  • Vücudun farklı bölgelerinde oluşan rahatsız edici şişlikler,
  • Vücudun bio-elektrik enerjisi ve aurası yoğunlaşacağından, daha az uyku ve daha dinç yaşam,
  • Gün içerisinde çok fazla uyku uyumaktan kaynaklı   enerji düşüklüğü ve yorgunluk hissi,
  • Vücuda yerleşen ve çoğu zaman kanser gibi ciddi ve ölümcül hastalıklara yol açabilen tümör ya da kistlerin temizliği,
  • Vücut direncinin artırılması,
  • Yaraların  ve  ülserin iyileşmesinin hızlandırılması,
  • Yüksek tansiyonun düşmesi,
  • Yüz felci,
  • Zayıflamış organ fonksiyonlarının geri kazandırılması,
  • Besin, ilaç ya da farklı nedenlerle meydana gelen zehirlenmelerde vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılması,
  • Zona hastalığı…

Hacamat Nedir?

Yunan Tıbbından, Arap ve Uzakdoğu Tıbbına kadar birçok geleneksel tıbbî sistemlerde  hastalıkların zararlı ve kirli kan sebebiyle oluştuğu ve bu kanın vücuttan çıkarılması ile de hastanın iyileşeceği”  iddiası hakimdir. Zira vücudun, kendi sağlığını korumak amacıyla atık maddeleri belli noktalarda biriktirdiğine ve bu birikimlerin kılcal damarlarda bir kısım tıkanıklıklar oluşturduğuna; hacamatın da kirli kanın akıtılmasını sağlayarak hastalıklara sebebiyet veren tıkanıklıkları giderdiğine inanılır.

Arapça emmek ve normal formuna döndürmek anlamına gelen hacamat; tıp literatüründe, kelime anlamına uygun olarak, vücut içerisinde olan ve vücudun atamadığı toksinleri, vakum yolu ile kandan temizlemesi işi olarak tanımlanır. Modern tıp tarafından da desteklenen hacamat, Peygamber Efendimiz (SAV)’in kendi sağlığı için kullandığı ve ümmetine de tavsiye ettiği bir tedavi şeklidir.

Hacamat Nasıl Uygulanır?

Günümüzde uzman kişiler tarafından yapılan ve büyük ilgi ile talep edilen hacamat, yatak istirahati gerektirmez. İş gücü kaybına sebebiyet vermediğinden, gündelik hayatta yapılan işlere ara vermeden yapılabilmektedir.

Hacamat yapılacak bölgenin derisinin neşter yardımı ile çizilir ve kirli kan, çizilen bu bölgeden emme gücü olan herhangi bir kupa (bardak, şişe, boynuz,   vakum tüpü) yardımı çekilir.

Hacamat; yaygın olarak sırt bölgesinde yapılmaktadır, ama kişinin şikayeti ve isteği doğrultusunda baş, karın gibi diğer bölgelerden de yapılabilmektedir. Vücutta bulunan   akupunktur   noktaları hacamat tedavisinin yapılabileceği en uygun bölgelerdir.

İki gün önceden ekşi, acı ve tuzlu yiyecekler tüketmekten uzak durulması ve hayvansal gıda tüketimine son verilmesi, bir gün öncesine kadar cinsel ilişki kurulmaması; hacamat için yapılan tavsiyeler arasındadır.

En uygun hacamat günleri hicri ayın 17, 19, 21, 23’ü ile Pazartesi ve Perşembe günüdür. Zira bu günlerde vücuttaki tüm hayati kuvvetler harekete geçer; zararlı maddeler de başkaldırır. Acil durumlar için uygun olan hacamat vakti hicri takvime göre ayın 13, 14 ve 15’ine denk gelen her Pazar, Pazartesi, Salı ve Perşembe günüdür. Gün içindeki en uygun zaman ise güneşin doğuşundan sonraki ilk 2-3 saattir. İkinci uygun zaman ise öğle namazından sonraki ilk 2-3 saattir. Cumartesi, Çarşamba ve Cuma günlerinde hacamat yapılmasını men eden Hadis-i Şerif’ler de vardır.

Hacamat, aç karna yaptırılır. Hacamattan sonra 1-2 saat uyunmaz ve yemek yenmez. Uygulandıktan sonra 24 saat içinde herhangi bir enfeksiyona sebep olmamak için banyo yapılmaması gerekir.

Hacamatın Etki Mekanizması

Uygun zamanlarda ve düzenli olarak yapılan hacamat tedavileri ile vücut içerisinde olan ve vücudun atamadığı ağır metaller, toksinler, kullanılan ilaç ve gıdaların vücutta bıraktığı kötü etkilerinin emilerek vücudun normal formuna döndürülmesi sağlanır.  

Bir çok kaynakta hacamatın, kandaki ve dokulardaki toksinleri attığına, bölgesel kan dolaşımını, bölgesel doku beslenmesini ve oksijenlenmesini artırdığına, ödemi azalttığına, karaciğer, dalak ve kemik iliğini uyararak kan yapımını uyardığına, bağışıklık sistemini güçlendirdiğine, ağrı kesici özelliği olduğuna, çeşitli   kas spazmlarını ve   eklem ağrılarını iyileştirdiğine,   boyun – bel fıtığı ve kireçlenmelere iyi geldiğine, dalak ve karaciğer hastalıkları ile enfeksiyon hastalıklarının tedavisine katkıda bulunduğuna ve psikolojik hastalıkların tedavisine yardımcı olduğuna; dolayısıyla vücudun işlevlerini yeni doğmuş bir çocuğunki gibi yerine getirmeye başladığına dair bilgilere yer verilmiştir.

Hatta bu iddialar arasında, hacamat esnasında oluşan dışa doğru  vakum sayesinde, vücuda kan yoluyla bulaşabilecek hastalıkların önlenebileceği de mevcuttur.

Hacamatın Kontrendikasyonları

Aşağıdaki durumlar için hacamat kontrendikedir; uygulanmamalıdır:

  • Aktif kanayan hemoroid gibi sürekli bir kanama odağı bulunanlar,
  • Aşırı heyecanı olanlar,
  • Bir yaşından küçük çocuklar,
  • Dinç ve kuvvetli olanlar hariç, 60 yaşın üzerinde olup da hayatında hiç hacamat yaptırmamış olanlar,
  • Diyaliz ve hemofili hastaları,
  • Düşük tansiyon hastalığı olanlar,
  • Hamileler,
  • Kalbinde yetmezlik olanlar veya kalp pili takılı olanlar,
  • Kansız kişiler, anemisi olanlar,
  • Kanı durmayan kişiler,
  • Kandan korkan veya kan tutan kişiler,
  • Kataraktı olanlar,
  • Kemoterapi görenler,
  • Küçük çocuklar,
  • Organ nakli olanlar,
  • Panik atak geçirenler,
  • Pıhtılaşma zamanı düşük kimseler,
  • Regl (menstruasyon) dönemindeki kadınlar,
  • Vücudunda muhtemel bir protein eksikliğine bağlı ödemi olanlar,
  • Zayıf kişiler; ileri derecede halsizliği olanlar..

Bunlara ilaveten, hepatit veya AIDS gibi bulaşıcı bir hastalık taşıyanlarda hacamat yapılırken kontaminasyon riskinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Hacamatın Yan Etki ve Komplikasyonları

Genellikle gelişmekte olan ülkelerde hacamat ile ilgili yapılan çalışmalarda olumlu sonuçlar bildirilmesine rağmen, Batı ülkelerinde hacamatın yan etkileri ile ilgili yayınlar daha çok yapılmaktadır.

Hacamat eğer bilinçsiz kişiler tarafından, yanlış tedavi şekilleri ile ve hijyenden uzak ortamlarda yapılırsa çeşitli sağlık problemlerine yol açabilmektedir:

  • Ağrı ve acı,
  • Cilt yanıkları,
  • Cilt enfeksiyonları,
  • Cilt yaraları ve morluklar,
  • Ense çukuru ve bıngıldak bölgelerine yapılan hacamatın, unutkanlığa ve hatta deliliğe yol açması,
  • Eski katarakt hastaları ile gözünden veya beyninden evvelce ameliyat geçirmiş kimselerin, özel durumlar hariç, kafa arkasına, kulak arkasına ve boynuna hacamat yapılması -hatta bu bölgelere sık sık hacamat yapılması- durumlarında, gözlerin zayıflama riski,
  • Kadınların özel (muayyen) günlerinde yapılan hacamatın, adet kanamasını durdurma ve dolayısıyla rahimde tıkanıklık oluşturma ihtimali,
  • Yanıkların, benlerin, egzama, yara ve varislerin üzerine yapılması durumunda enfeksiyon kapma riski…

Hacamatta kullanılan bütün araç gereçler bir defa kullanıldıktan sonra atılmalıdır, aynı hasta için dahi olsa tekrar tekrar kullanılmamalıdır.

Siz sorun, biz cevaplayalım!