Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Anesteziyoloji ve Reanimasyon

Anestezi Reanimasyon

Kesin kurallar olmamakla birlikte, aşağıdaki durumlarda genel anestezi tercih sebebidir:

  • Problemli çocuklarda,
  • Gerek ağrılı bir cerrahi girişim olsun ve gerekse radyolojik tanı girişimlerinde olduğu gibi ağrısız bir işlem olsun; hareketsiz kılmak maksadıyla bebekler ve küçük çocuklarda,
  • Dental anksiyetede (diş hekimi fobisi olanlarda),
  • Özellikle karın ve göğüs bölgelerinde yapılan ve solunum kontrolünü gerekli kılan geniş kapsamlı cerrahi girişimlerde (artroskopilerde),
  • Mental bozukluğu olanlarda,
  • Bölgesel anestezinin uygun veya yeterli olmadığı cerrahi girişimlerde,
  • Geçireceği cerrahi girişimin lokal ve bölgesel anestezi altında güvenle yapılabileceğine dair telkinlere rağmen, ısrarla genel anestezi talebinde bulunan yetişkinlerde,
  • Etki sürelerindeki yetersizlik münasebetiyle, lokal veya bölgesel anestezi uygulanamayan uzun süreli cerrahi girişimlerde,
  • Lokal veya bölgesel anesteziklere karşı toksik veya alerjik reaksiyon anamnezi olanlarda,
  • Antikoagülan (kan pıhtılaşmasını önleme) tedavi görmekte olanlarda…

Anesteziyoloji ve Reanimasyon nedir?

Anesteziyoloji

Anestezi, hastanın ameliyat esnasında ağrı duyularının ortadan kaldırılma ve buna ilaveten solunum, dolaşım gibi yaşamsal işlevlerin de kontrol altında tutulması için yapılan işlemlerdir. Anestezi uygulayan doktorlara; Kanada ve İngiltere’de “anestezist”, Amerika’da “anesteziolojist”, ülkemizde ise “anestezi doktoru” denilmekte olup, anestezi doktorunun diplomasında    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı   yazar. Anestezi doktorları; tıp fakültesinden mezun olduktan sonra, dört yıl da Anesteziyoloji ve Reanimasyon alanında eğitim almış kişilerdir. Üst düzey tıp teknolojisini kullanabilen ve bu bilgi ve becerisi ile hastanın ameliyat sürecini güvenle geçirerek sağlığına kavuşmasına olanak sağlayan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı olan doktorlar, ameliyat öncesi hastayı muayene edip, yapılacak ameliyat için en uygun anestezi yöntemine karar verirler.

Anesteziyoloji Türleri

Üç türlü anestezi yöntemi vardır:

  • Genel Anestezi, hastayı tamamen şuursuz hale getiren anestezi çeşididir. Eskiden çok kullanılan ve anestezi ile özdeşleşmiş olan eter artık kullanılmamakta olup, yerini çok daha iyi sonuçlar veren modern tıp teknolojisi ile geliştirilen başka ilaçlara bırakmıştır. Hastanın özelliğine göre seçilen bu ilaçlar; ya sıvı halde, hastanın damarına verilir ya da gaz halinde, hastanın soluduğu oksijene karıştırılır.
  • Bölgesel Anestezi, vücudun belli bir kısmının (kol, bacak, göğüs vs.) iğne yapılarak uyuşturulmasıdır; spinal anestezi, epidural anestezi, sinir bloğu gibi çeşitleri vardır.
  • Lokal Anestezi, küçük cerrahi girişimlerde sadece girişimin yapıldığı kısmın uyuşturulmasıdır. Uyuşturma işlemini ameliyatı yapacak olan cerrah da yapabilir; ancak yaşamsal fonksiyonlarınızın takibi veya sakinleştirilme gerektiğinde, anestezi uzmanı olan doktora ihtiyaç duyulur.

Anesteziyoloji Uygulama Biçimleri

Anestezik maddeler hastaya, ya gaz halinde solutularak yahut da enjeksiyon yoluyla damardan verilirler; kas içine zerk etme, oral veya rektal yollardan verme ise çok nadiren kullanılır.

  • Genel anestezi uygulama şekilleri; inhalasyon, intravenöz, intramüsküler, oral, rektal… Anesteziye yardım amacı ile de bukkal, nasal, transdermal yollar…
  • Lokal anestezi uygulama şekilleri; topikal veya yüzeyel anestezi, infiltrasyon anestezisi, saha bloğu, sinir blokları, intravenöz bölgesel anestezi (RİVA), soğutma anestezisi…

Reanimasyon

Yeniden canlandırma anlamına gelen reanimasyon ise herhangi bir nedenle yaşamı kesintiye uğramış hastalara temel ve ileri yaşam desteği uygulayarak, neden ortadan kalkıncaya kadar hayatta kalmasını sağlamaya yönelik çabaların tümüdür. Bu yaklaşım pek çok insanı hayata döndüren, Yoğun Bakım Üniteleri‘nin temelini oluşturmuştur. Yoğun Bakım Üniteleri ameliyattaki hastalarını yoğun bir biçimde takip etme deneyimlerinden dolayı anestezi uzmanı olan doktorların yönetimindedir.

Anesteziyolojinin Kontrendikasyonları

Aşağıdaki durumlarda anestezi kontrendikedir:

  • Hasta ve yakınlarının işlem için izin vermemesi,
  • Kooperasyon kurulamayan hasta,
  • Deneyimli bir bronkopistin gözetimi altında olmayan deneyimsiz bronkopist,
  • Muhtemel bir pnömotoraks, kanama veya kardiyak arrest gelişmesi ihtimaline karşı, yeterli ekipmanın bulunmaması,
  • Hasta oksijenizasyonunu sağlayacak ekipmanın bulunmaması,
  • Ciddi ajitasyon,
  • Aktif konvülsüyon,
  • Artmış kafa içi basıncı…

Anesteziyolojinin Komplikasyonları

Anestezinin güvenli bir şekilde uygulanabilmesi; anesteziyi uygulayan ve yardımcılarının deneyimine, ameliyathanenin olanaklarına ve bir de hastanın genel durumuna bağlıdır. Ender rastlanır olsalar da anestezi komplikasyonları şöyle gruplandırılabilir:

  • Kalp ve dolaşım sistemine ait anestezi komplikasyonları; tansiyon düşmesi-yükselmesi, kalbin yavaşlaması-aşırı hızlanması, kalp ritminin bozulması, kalp krizi, kalp yetmezliği, kalp durması…
  • Solunum sistemine ait anestezi komplikasyonları; soluk tüpünde tıkanma, tüpün yerleştirilememesi, solunum yollarında daralma (astım benzeri durum), ameliyat sonrasında yeterince soluyamama, öksürük, hıçkırık, akciğerin bir bölümünün sönmesi, besinlerin akciğere kaçması, zatürre, akciğer apsesi, akciğer zarının yırtılması…
  • Mide-barsak sistemine ait anestezi komplikasyonları; anestezik ilaçların neden olduğu, ameliyat sonrası şiddetli bulantı-kusma, barsak hareketlerinin geçici olarak felci…
  • Sinir sistemine ait anestezi komplikasyonları; ameliyat sonrası dönemde hafızada azalma, ameliyat sırasında pozisyona bağlı olarak sinir zedelenmeleri, beynin oksijensiz kalması durumunda beyin ölümü, nadiren de olsa ameliyat sırasındaki olayların farkında olma, uyanmanın gecikmesi, sara benzeri kasılmalar…
  • Diğer komplikasyonlar; anestezi sonrası titreme, idrar yapmada zorluk, verilen kan ve ürünlerine karşı alerji, yanlışlıkla doğru olmayan kan grubundan kan verilmesi, önlenemeyen ateş yükselmesi…

Anesteziyolojinin Yan Etkileri

Anestezinin en belirgin yan etkileri ve görülebilme oranları aşağıda verildiği gibidir:

  • Yüzde 10 oranında kusma ve mide bulantısı,
  • Yüzde 10 oranında boğaz ağrısı,
  • Yüzde 3 oranında düşük kan basıncı,
  • Yüzde 3 oranında ameliyat sonrası solunum desteği gereksinimi,
  • Yüzde 1 oranında anormal kalp ritmi,
  • Yüzde 1 oranında yüksek tansiyon,
  • Binde 5 oranında uzun dönem oryantasyon bozukluğu ve şuur bulanıklığı…

Siz sorun, biz cevaplayalım!