Filiz AKUPUNKTUR Kliniği | Fibromiyalji

Fibromiyalji

Filiz Akupunktur Kliniği‘nde;   fibromiyalji  rahatsızlıklarının  önlenmesine, azaltılmasına veya giderilmesine yönelik olarak, ispatlanmış etkilere sahip   Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT)  uygulamaları  arasında yer alan:

yöntemlerinden biri –veya hastanın kişisel özelliklerine bağlı olarak birkaç tanesi sırayla yahut birlikte– yapılmaktadır. Zira, çoğu zaman tek bir yöntem, problemlerin tamamının çözülmesini için yeterli değildir. Bu yüzden, ihtiyaca göre düzenlenmiş terapi kombinasyonları daha iyi sonuçlar vermektedir. Mesela, vücut akupunkturu  ile  otolog kök hücre  terapilerini birlikte uygulamak gibi…

Terapilerden en iyi sonuçları alabilmek için hem modern cihazlar kullanılır ve hem de bilimsel olarak seçilmiş -mümkün olduğunca kimyasal içermeyen- aktif maddeler tercih edilir.

Kürler; genelde birkaç seanstan ibaret olsalar da bazı durumlar için tek seans da yeterli olabilmektedir.

İlk ziyaretinizde, çeşitli terapilerden, sizin durumunuza en uygun tedavi önerilecek; tedavi olmaya karar vermeniz durumunda, ilk muayene bedeli tedavi masraflarından düşülecektir.

Fibromiyalji için  Ozon Terapi

Ozon terapi  yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden  fibromiyalji için çok etkilidir.

Medikal ozonun dolaşım sitemi üzerindeki etkileri ile bu bölgelerin daha fazla kanlanması ve kırmızı kan hücrelerin bu bölgelere daha çok oksijen bırakması sağlanır. Bu vesileyle, ağrıya sebep olan iltihapsız yangı ortadan kalkacağı için hastaların   ağrı  kesici ve anti-inflamatuar ilaç kullanma sıklığı oldukça azalır. 

Tam iyilik haline dönüşmek ise sekiz-on seanslık kürden oluşan bir  ozon terapi  ile mümkündür.

Fibromiyalji

Modern yaşam tarzı ile beraber ortaya çıkan ancak modern tıp birikimleri ile net bir hastalık tanısı konulamayan, bu yüzden tamamen tedavi edemeyen; semptomları genel olarak, vitamin ve mineral destekleri, antidepresan ilaçlar, ağrı kesiciler ile giderilmeye çalışılan rahatsızlıklarından biri de fibromiyaljidir.

Fibromiyaljinin sebep olduğu  ağrıların, kaslarda çok küçük odaklar halinde kanlanması bozulmuş ve oksijen düzeyi azalmış (hipoksik) bölgelerde, zaman içerisinde gelişen iltihapsız yangılardan (non-enfeksiyöz inflamasyon) kaynaklandığı düşünülmektedir. Zaten şikayetçiler de ağrı kesicilerden ziyade bu bölgelerdeki dolaşım bozukluğunun düzeltilmesine yönelik tedavilerden daha fazla fayda görürler.

Siz sorun, biz cevaplayalım!